bayandj
6 Takipçi | 9 Takip
27 03 2008

kına türküleri

Düğün Türküleri


Düğünler daha ziyade insanların boş zamanlarına denk getirilerek yapılır. Bu da yaz tatiline veya kırsal kesimlerde iş bitimi mevsimi olan sonbahara rastlar. Düğün, folklorumuzda önemli bir yere sahiptir. Çünkü sünnet, askerlik ve evlenme hayatın önemli dönüm noktalarıdır. Bu yüzden halkımız düğünlere ayrı bir değer verir.

Düğünlerde eğlenme ve oyun başta gelir. Bu ortamı ise, genellikle bu işi meslek edinmiş mahalli sanatçılar sağlar. Hareketli türkülerle davetliler eğlendirilirken yerine göre uzun hava ve yanık ezgili türkülerle "of çektir"ilir, hatta gözyaşı döktürülür. Hüzünlü havalar içinde de en başta kına, baş öğme ve gelin alma türküleri gelir.

Kına Türküleri


Türklerde düğün geleneğinin en fazla önem verildiği safhalardan birisi kına gecesidir. Kız evinde kına yakılacağı zaman geceye iştirak edenlerin duyguları doruğa ulaşır. Zira, bu sırada yanık ezgi ile kına ağıdı söylenir. Yöre neresi olursa olsun, kına türkülerinin / ağıtlarının ortak özelliği hepsinin de lirizm yüklü olması ve yanık ezgi ile söylenmesidir. Kına türkülerinin, insanın duygulanmasına sebep olan bir başka yönü de türkü metnindeki sözlerin orijinalliğidir. Bu türkülerde, kader ve baht konusu ön planda tutularak, geçmiş ve gelecekle ilgili düşünceler ve duygular ele alınır. 

Ülkemizde, muhtelif yörelerde bu türkülere ve bu türküleri söylemeye; kına ağıtı, gelin ağıtı, ağıt havası, gelin ağlatma havası, gelin savusu, savu sağmak, gelin türküsü, gelin yası ve okşama Ülkenin her yerinde kısmen farklı gelenekler içerisinde yapılan kına gecelerinde, farklı sözlerle söylenen kına türkülerinin ortak yönü, hepsinin de yanık ezgili olmasıdır. Bunun sebebi ise, ayrılık ve yukarıda söylediğimiz hususlardır. 

SİVAS KINA GECESİ TÜRKÜSÜ

Çaktılar çaktılar çakmak taşını

Kurdular kurdular düğün aşını

Sesleyin gelinin bey kardaşını


Şen anam şen anam evin şen olsun

İşte ben gidiyom evin gen olsun

 

Ocağa koydular yufka sacını            Ocakta kaynıyor helva tavası

Başıma koydular yufka tacını           Dışarda çalıyor düğün havası

Çağırın çağırın kız kardaşını              İçerde ağlıyor kızın anası


 

 

Hepisi hepisi birden geldiler             Baban Bursa’ya vardı mı

Dolu gibi dolu eve doldular              Bursa kumaşı aldı mı

Anamı ağlatıp beni aldılar               Gelin oluyor duydun mu

                   

 

Tuz kabını kardaş tuzsuz koyarlar      Elek içinde valası

Koc’evi koc’evi ıssız koyarlar             Kâğıt içinde kınası

Anayı babayı ıssız koyarlar               Hani bu kızın anası

           

 

Güveyi güveyi bahçede gezer            Biner atın iyisine

Fesine fesine püsküller dizer             Çıkar yolun kıyısına

Güveyi güveyi gelinden güzel             Söyleyin bey dayısını

           

 

Güveyi güveyi giydiği atlas            Ana hamama vardın mı

Atlasa atlasa iğneler batmaz         Yunduğu yeri gördün mü

Güveyi güveyi Allah’tan korkmaz    Gelin olduğum bildin mi

              

 

Baba çarşıya vardın mı                Gelinciler geldiler

Gezdiğim yerleri gördün mü         Atlarına bindiler

Bana bir şey aldın mı                  Gelini alıp gittiler

                       

 

Sırtımı verdiğim duvarlar

Elimi yuduğum pınarlar

Sallanıp gezdiğim odalar

 


Genellikle bentler halinde olan kına gecesi türkülerinin dörtlüklerle hatta beyitlerle söylenmiş şekilleri de vardır. Aşağıda kaydettiğimiz iki örnek bu şekilde vücuda getirilmişlerdir. Yapısı dörtlük olan ağıtlar ekseriya mani tipindedir. Beyitlerle söylenen ağıtlarda her beyit kendi arasında kafiyelidir.

KINA TÜRKÜSÜ


Bu kıza gerek bir ana     Bu kıza gerek bir baba

Ağlayalım yana yana     Ağlayalım kaba kaba

İki gözüm hatun ana     İki gözüm aslan baba

Gelin oldum gidiyorum     Dayanamam kötü dile

 

Bu kıza gerek bir bacı     Ana kızın çok mu idi

Ağlayalım acı acı         Bir kız sana yük mü idi

İki gözüm hatun bacı     Kırılası emmilerim

Vermen beni gurbet ele     Hiç oğlunuz yok mu idi

 

Baba kadanı alayım     Atladım geçtim Tuna’yı

Sakalına tel olayım     Ağ ele yaktım kınayı

Kapında köle olayım     Ağlatman hatun anayı

Verme beni gurbet ele     Gider de geri gelirim

 

Atladım geçtim eşiği     Gidiyorum elinizden

Sofrada buldum kaşığı     Kurtulayım dilinizden

Evimizin yakışığı         Yeşil başlı ördek olsam

İşte bindim gidiyorum     Sular içmem gölünüzden

 

Elimi yuduğum arklar     Kara koyun meler gelir

Belimi verdiğim dutlar     Dağı taşı deler gelir

Silip süpürdüğüm yurtlar     Kız anadan ayrılınca

İşte koyup gidiyorum     Gör başına neler gelir

 

Evimizin önü kavak     Kuru yere kazık çaktın

Dalın kırdım ufak ufak     Batar gider demedin mi

Elim kına yüzüm duvak     Gurbet ele bir kız verdin

İşte koydum gidiyorum     Yiter gider demedin mi

 

Evimizin önü kazlar     Emmimoğlunun inadı

Yel estikçe dalın düzler     Keklik kafese tünedi

İzin verin eşi kızlar     Kurban olam hatun teyzem

Kıza kına yakıcıyık     Duyanlar bizi kınad


 

KINA TÜRKÜSÜ


Kız kına yakmaya geldik yakmaya            Sabah seni göçürürler yurdundan

 

Yüzüğün takmaya geldik takmaya            Anan baban deli olur derdinden

 

 

Dünürlerim geldi kondu tarlaya            Ağla kızım ağla bugün günündür

Kılıçları yıldız gibi parlaya                   Sağ yanından tutan ağa kaynındır

 

Altın tas içinde kınan ezerler            Dola dola buyük eve doldular

Ak gerdana inci mercan dizerler            Büyük evin küçük kızın aldılar

 

Ağla kızım ağla metin olasın            Atladı geçti eşiği eşiği

Yüksektir soyları hatun olasın            Sofrada kaldı kaşığı kaşığı

 

Tuzun küleğini tuzsuz koyan kız           Çamura taş atma batar da gider

Anayı babayı ıssız koyan kız            Irağa kız verme iter de gider

.....................

Ağır yayığını yaydığım ana

2288
0
0
Yorum Yaz